Ağustos 23, 2019

Sağlık, Yaşam, Tarz, Kadın, Astroloji, Moda, Trendler, Aşk, Cinsellik, Mutluluk, Kadınlar,

Rothschild ailesi

Rothschild ailesi

Ailenin Avrupa’da tanınmaya başlaması 1744’te döviz değişimiyle uğraşan, Hesse Prensi ile ticaret yapan (1710 doğumlu) Amschel Moses Rothschild ‘in oğlu olan Mayer Amschel Rothschild’in Frankfurt, Almanya’da doğumuyla başladı. Frankfurt’un Judengasse denilen Yahudi gettosunda doğan Mayer, bir finans kurumu kurdu ve iş yapmaları için 5 oğlunu farklı Avrupa şehirlerine yollayarak nüfuzunu genişletti.

Rothschild’lerin yarattığı bu yeni tarz uluslararası işyeri yerel saldırıya karşı dayanıklı idi. 1819’da antisemitik şiddet Almanya’nın birçok yerinde patlak verdi. Hep-Hep isyanları sırasında Frankfurt’taki Rothschild bankasına da saldırı oldu, fakat farklı merkezlere dağıtılmış haldeki Rothschild servetine zarar gelmedi. Mayer Rotschild’in bankalarının gelecekteki başarısı için bir diğer önemli stratejisi işin kontrolünü aile ellerinde tutması, bu sayede de başarılı işleri ve servetlerinin boyutunu gizli tutabilmesiydi. 1906 civarında, Yahudi Ansiklopedisi şöyle yazıyordu: “Rothschild’lerin başlattığı farklı finans merkezlerine aynı ailenin şube açtığı bu teknik kısa zamanda Bischoffsheim, Pereire, Seligman, Lazard gibi aileler ve diğer Yahudi finansörler tarafından takip edildi ve bu finansörler finansa yatkınlıkları ve sağlamlıklarıyla sadece Yahudi çevresinde değil bütün bankacılık sektöründe adlarını duyurdular. Bu sayede Yahudi finansörler 19.yy’ın orta ve son çeyreğinde uluslararası finans’ta gittikçe büyük pay sahibi olmaya başladılar. Bütün bu grubun arkasından gittiği isim ise Rothschildler idi…” Ayrıca şöyle devam ediyor: “Daha yakın zamanlarda, Yahudi olmayan finansörler de aynı kozmopolit methodu benimsedi ve Yahudi kontrolü eskiye göre kısmen daha azaldı.””

Rothschildlerin arması sıkılmış bir yumruk ve Mayer Rothschild’in beş oğlunu simgeleyen beş oktan oluşuyor. Bu aynı zamanda İncil’in Psalm:127 bölümüne de bir göndermedir: “Bir savaşcının elindeki oklar gibi”. Ailenin sloganı ise armanın altında Latince yer alıyor: Concordia, Integritas, Industria (Uyum, Dürüstlük, Girişimcilik) Almanca olan soyad “Kırmızı Kalkan” anlamına geliyor. Bu soyad Almanya’da epey yaygın olsa da sahiplerinin çoğu bu aileyle bağlantılı değil.

Kraliyet ve aristokrasi arasında yaygın olan, daha sonra da Du Pont ailesi gibi iş çevrelerince de kopyalanan bir teknik olan ilk ve ikinci dereceden kuzenler arasında evlilikleri dikkatle ayarlayarak Mayer Rothschild, servetin ailede kalmasını sağladı. Fakat daha sonraları 19.yy’ın sonuna doğru neredeyse bütün Rothschild’ler aile dışından, genellikle de aristokrasi ve diğer finansal hanedenlar içinden evlilik yaptılar.  Mayer Amschel Rothschild’in oğulları ve gittikleri şehirler şöyleydi:

  • Amschel Mayer Rothschild (1773–1855): Frankfurt, çocuksuz öldü, miras Salomon ve Calmann’ın çocuklarına kaldı
  • Salomon Mayer Rothschild (1774–1855): Viyana
  • Nathan Mayer Rothschild (1777–1836): Londra
  • Calmann Mayer Rothschild (1788–1855): Napoli
  • Jakob Mayer Rothschild (1792–1868): Paris

Napolyon Savaşları
Rothschild’ler Napolyon Savaşları (1803-1815) başlamadan önce de önemli bir miktarda servete sahipti, ve bu sıralarda da değerli külçe metal ticaretinde üstünlük elde ettiler. Nathan Mayer Rothschild Londra’dan, 1813-1815 arasında Ingiliz savaş masraflarını neredeyse tek başına üstlenerek önemli rol oynadı. Bir yandan Wellington Dükü’nün Avrupa’nın çeşitli yerlerindeki ordularına değerli külçelerin ulaşmasını sağlarken bir yandan da kıtadaki İngiliz müttefiklerine finansal yardımlar ayarlıyordu. Yalnızca 1815 yılında, Rothschild’ler müttefiklere £9.8 milyon (2008 değeriyle £634 milyon) destek kredisi sağladılar.

Kardeşler kıtadaki Rotschild aktivitelerini koordine ettiler, ve aile savaş yorgunu Avrupa’da altın taşımacılığı için temsilciler, sevkiyatçılar ve kuryelerden oluşan bir iletişim ağı geliştirdi. Bu iletişim ağı daha sonraları Nathan Rothschild’e zaman zaman politik ve finansal bilgiler sağlamak için de kullanılacaktı. Böylece Nathan piyasalardaki rakiplerinden çok daha avantajlı olacak; bu vesileyle de Rothschild bankacılığı İngiliz devleti için vazgeçilmez hale gelecekti. Örneğin bir seferinde, ailenin bu ağı Londra’daki Nathan’ın, Wellington’ın Waterloo Savaşı’ndaki zaferini devletin resmi elçisinden tam bir gün önce haberi olmasını sağladı.

Rothschild’lerin en kârlı hareketlerinden birinin temeli, İngiliz zaferi halka duyurulduktan sonra atıldı. Nathan Rothschild, barışı takiben azalacak devlet borçlanmasının, savaş ertesi yurtiçi ekonomisinin yeniden yapılanmasını sona erdirecek iki yıllık dengelenme sürecinin ardından, İngiliz devlet bonolarında bir fırlama yaratacağını hesapladı. Finansal tarihin en cüretkar hareketlerinden biri olarak kabul edilen bir adımla, Nathan derhal devlet bono piyasasını o zaman için oldukça yüksek görünen bir fiyata satın alıp, iki yıl bekledikten sonra 1817’de piyasalardaki kısa bir fırlamanın tepesinde %40 kâr marjı ile sattı. Rothschild ailesinin elinde bulunan “kaldıraç” amaçlı kullanılacak (leverage) para düşünüldüğünde, bu kârın getirisinin ne kadar büyük olduğu anlaşılabilir.

19.yy’ın sonlarına doğru anti-semitist eğilimli bir dergide yayınlanan aile hakkındaki bir makaleden yayılan iddiaların aksine, Rothschild’in birinci önceliği bu bilginin ona piyasalarda sağlayacağı finansal avantaj değildi; o ve kuryesi zafer haberini derhal hükümete iletmiştir. Bunun 1846’da bir Fransız bildirisinden çıkan bir mit olduğu ve John Reeves’in 1887’de Rothschildler: Milletlerin Finansal Yöneticileri[10] kitabında abartarak yaydığı sanılmaktadır. Bu daha sonra popüler anlatımlarda tekrarlanmıştır, örneğin Morton’ unkinde.

Nathan Mayer Rothschild işini ilk olarak Manchester, İngiltere’de 1806’da kurdu; daha sonra aşama aşama Londra’ya taşındı. Burada 1809’da 2 New Court, St. Swithin’s Lane, City of London adresindeki yeri aldı. Burada N. M. Rothschild and Sons adlı firmayı 1811’de kurdu, ve bu firma halen aynı adreste hizmet vermektedir. 1818’de Prusya devletine £5 milyon borç ayarladı, ve devlet kredileri için bono çıkarımları bankasının ana konsantrasyonunu oluşturdu. City of London’da öylesine güçlü bir pozisyona erişti ki 1825-6 yıllarına gelindiğinde, İngiltere Bankasına piyasadaki olası bir likidite krizinden etkilenmemesini sağlayacak kadar para sağlayabiliyordu.

Benzer yazılar